Herkesin kalbinin derinliklerinde bir kör nokta vardır...
Mutlaka yaşanmış kötü şeyler bu karanlık, kuytu, rutubetli köşeye sıkıştırılmıştır...
Mümkünse hiç çıkarılmamak için atılmıştır oraya.
Hiç bahsetmemek için sıkıca örteriz üzerini, kaçarız konuşmaktan, duymaktan, hatırlamaktan.
Ama biz sustukça o karanlık koyulaşır.
Biz karanlığın içine girme cesaretini göstermedikçe o karanlık daha da koyulaşır, büyür.
Susmak, içimizde saklamak, hatırlamaktan bahsetmekten kaçınmak sadece bu karanlığı daha da başa çıkılamaz yapar...
Eğer ki cesaretiniz yoksa, yanınızdaki o kişinin elini tutun...
Sıkıca...
Yardım isteyin...
O karanlıkla baş etmek için...
O karanlığa dalıp ışığı açmak için...
Kaçmak yenilmektir...
Yüzleşmek kazanmak...
Everybody has a blind spot inside of oneself...
Certainly, bad things that are lived are compressed in this dark, nook, humid corner...
If its possible, these things are discarded for never come to light...
We draw nigh tightly for never mention. We run away from talk about, listen and remember...
But when we keep quiet, the darkness goes on more dark.
The darkness goes on more dark and more huge, unless we don't dare to go into the darkness.
Keeping quiet, keeping inside, running away from remember and mention are done this darkness that is unruly...
If you dont have the courage, hold person's is near you hand...
Tightly...
Want help from this person...
For overcome from this darkness...
For open the light after dive inside the darknesss...
Running away's meaning is lost...
Standing face to face's meaning is win...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder